Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazuyu Büyüt
ECE ÖZGÜREL
ECE ÖZGÜREL
5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU MADDE 74 UYARINCA BELEDİYELERİN ULUSLARARASI İLİŞKİLERİ
22 Aralık 2010 Çarşamba 11:30
5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU MADDE 74 UYARINCA BELEDİYELERİN ULUSLARARASI İLİŞKİLERİ

ECE ÖZGÜREL

Giriş

3 Temmuz 2005 sayılı Belediye Kanunu’nun 74. maddesi belediyelerin dış ilişkilerini düzenlemektedir. Buna göre belediyeler, belediye meclisinin kararına bağlı olarak görev alanıyla ilgili konularda faaliyet gösteren uluslararası teşekkül ve organizasyonlara kurucu üye olabileceği gibi, bu teşekkül organizasyon ve yabancı mahalli idarelerle ortak faaliyet ve hizmet projeleri gerçekleştirebilir, kardeş kent ilişkisi kurabilirler. Yapılacak faaliyetlerin dış politikaya ve uluslararası antlaşmalara uygun olarak yürütülmesi ve önceden İç İşleri Bakanlığı’nın izninin alınması zorunludur. Kuşkusuz küreselleşen dünyada belediyelerin faaliyet alanları ile sınırlı kalacağını düşünmek mümkün değildir. Belediyeler, yabancı ülkelerdeki yerel yönetimlerle işbirliği çalışmaları yürüterek, kuracakları dernekler aracılığıyla yabancı ülkelerdeki dernekler ile dayanışma içine girerek ve yerel yönetimler konusunda teknik çalışmalar yapan uluslararası kuruluşlarla ilişki kurarak uluslararası alanda faaliyet gösterebilirler.

Belediyelerin teknik işbirliği yürütebileceği uluslar arası örgütler arasında Birleşmiş Milletler Örgütü ve bu örgütün çeşitli uzmanlık kuruluşları, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi gelmektedir. Yöreler arasındaki ekonomik ve toplumsal farklılıkların giderilebilmesi amacıyla yerel yönetimlerin yönetimde daha aktif bir rol oynamaları gereğini benimseyen bu uluslararası kuruluşlardan kimileri, ulusal yerel yönetim birlikleri ya da dernekleri için özel görev alanları ve statüler tanımlamışlardır. Bu bağlamda, Avrupa Birliği, birlik ile yerel yönetimler arasındaki iletişimi sağlamaya yardımcı olabilsin diye, önce Avrupa topluluklarını temsil eden üye devletlerin yerel ve bölgesel yönetimlerinin temsilcilerinden oluşan bir “ danışma kurulu” kurmuş ve kurulu bölgesel gelişme ve ulaştırma konularında çalışmalar yapmakla görevlendirmiştir. 1990′ların başlarında ise, Maastricht Antlaşması ile, yerel ve bölgesel demokrasinin güçlendirilmesine destek olmak, bu yönetimlerle ilgili Birlik siyasalarının oluşmasında danışma organı olarak görev yapmak üzere  Bölgeler Komitesi (Committee of the Regions) oluşturulmuştur. Bölgeler Komitesi’nin üyeleri, yerel yönetimlerle bölge yönetimlerinin secimle göreve gelen temsilcileridir.

Öte yandan, Avrupa Konseyi ise, üyesi olan devletlerin (sayıları 46) yerel ve bölgesel yönetimlerinin seçilmiş temsilcilerinden oluşan bir danışma organına sahiptir. 1993′te Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi adını almış olan bu organın iki kanadı (chamber) vardır. Birincisi, yerel yönetimlerin temsilcilerinden (belediye başkanları ve belediye meclisi üyeleri) oluşan “ Yerel Yönetimler Meclisi“; ikincisi ise, bölge yönetimlerinin temsilcilerinden oluşan “ Bölge Yönetimleri Meclisi“dir. Yerel yönetimleri ve bölge yönetimlerini ilgilendiren her konuda Konsey, karar alırken Kongre’nin bu özel meclislerinden gelen öneri ve değerlendirmeleri dikkate alır. Avrupa Konseyi’nin 1985 yılında kabul ettiği  Yerel Yönetimler Özerklik Şartı‘nda (Sözleşmesi’nde) yerel yönetimlerin yurtdışı ilişkilerine ilişkin özendirici ilkeler vardır. Türkiye’nin de 1992 yılında bir yasa ile (No: 3723) onaylamış olduğu bu Şart’ın 10. maddesi bu konu ile ilgilidir. Buna göre, “Her üye devlet yerel yönetimlerin ortak çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi için birliklere (derneklere) üye olma ve uluslararası yerel yönetimler birliklerine katılma hakkını tanıyacaktır”. Yine aynı maddeye göre, “Yerel yönetimler, yasalarda öngörülmüş olan koşullar çerçevesinde, başka devletlerin yerel yönetimleriyle işbirliği yapabileceklerdir”. İşbirliğinin esaslarını belirleyen bu kurallar, yerel yönetimlerin özerkliğinin ön koşullarından birini oluşturmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi, yerel yönetimler ya ikili ilişkiler çerçevesinde birbirleriyle işbirliği yapmakta, ya da bu işbirliğini birlikleri ve dernekleri aracılığı ile gerçekleştirmektedirler.

Avrupa Konseyi kültür, çevre, insan hakları konularında yerel yönetimleri ilgilendiren çalışmalar da yapmaktadır.  Avrupa İskan Fonu ile belediyelerin ve konut kooperatiflerinin toplu konut projelerine destek sağlanmaktadır. Ülkemizde de bu fon desteği ile, belediyelerin öncülüğünde Batıkent ( Ankara) ve Ege Koop.( İzmir) projeleri gerçekleştirilmiştir.

Ayrıca 1992 yılında Avrupa Konseyi  Kentli Hakları Şartı’nı kabul etmiştir. 2004 yılında yeniden gözden geçirilen bu sözleşme ile, kentlerde daha kaliteli, sağlıklı, katılımcı bir yaşam için uyulması gereken ilkeler yerel yönetimlere sunulmuştur.

1980 yılında Avrupa Konseyi’nde kabul edilen, Yerel Yönetimler ve Yerel Topluluklar Arasında  Sınırötesi İşbirliği Çerçeve Sözleşmesi (21 Mayıs 1980), komşu yerel yönetim birimleri arasında işbirliği projelerinin geliştirilmesinin önündeki her türlü yönetsel, tüzel, siyasal ve psikolojik engelleri ortadan kaldırmak ve işbirliğini geliştirme amacı ile, yerel yönetimler arasında işbirliği olanaklarının geliştirilmesi için faydalı olmuştur.

Sözleşmeye taraf olan devletler, yerel yönetimlerin ve yerel toplulukların (territorial communities), başka ülkelerdeki benzerleriyle işbirliği anlaşması yapma hakkını tanımayı ve bu hakka  saygı göstermeyi kabul etmektedirler. Uluslararası yükümlülük altına girmiş olan devletlerin yerel yönetimleri, bu türlü işbirliğini birbirlerininkine denk düşen sorumluluk alanlarında (kültür, çevre, altyapı, turizm vb.), kendi statülerinde belirtilen yöntemlere uygun olarak ve yasalar çerçevesinde yerine getireceklerdir. Türkiye, yakın geçmişte, bu turlu bir işbirliğinin esaslarını belirlemek amacıyla, Avrupa Konseyi’nin de katkılarıyla, komşu devletlerle (Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan) birlikte Trabzon’da ve Edirne’de (Yunanistan, Bulgaristan, Romanya) hazırlık toplantıları düzenlemiştir. (bkz. Türk Belediyecilik Derneği ve Konrad Adenauer Vakfı, Avrupa Sınırötesi İşbirliği Sözleşmesi Çerçevesinde Yerel Yönetimler ve Türkiye, Uluslararası Toplantı, 20 Kasım 1999, Ankara).

6-8 Nisan 1994’ te Brüksel’ de düzenlenen, “Halka Daha Yakın, Demokrasi ve Dayanışma İlkelerine Dayalı Bir Avrupa  Birliği İçin Yerel Yönetimler” konulu toplantı ile yerel yönetimler arasında bütünleşme, işbirliği ve ortak projelerin geliştirilmesinin önemi üzerinde durulmuştur.

Dünya Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Örgütü’nün (World Organization of United Cities and Local Goverments) çalışmalarına katılan belediyelerimiz bulunduğu gibi, Antalya, İzmir, İzmit, Bursa, Çanakkale, Aliağa, Urla gibi şehirlerimizde “Yerel Gündem 21” projeleri çerçevesinde de gönüllü yerel girişimler yürütülmektedir.

Kardeş Kent Uygulamaları

Bütün dünyada, belediyeler, özellikle uluslararası ilişkileri açısından yakın oldukları dost ülkelerin belediyeleriyle “ kardeş kent” ya da “ ikiz kent” ilişkileri kurmaktadırlar. Alman yerel yönetimlerinden bu türlü ilişkiler kurmuş olanların sayısı dört binin üzerindedir. İlişki kurulan belediyeler 80 kadar ülkeyi kapsamaktadır. Bunlardan dörtte biri, üçüncü dünya ülkelerinin kentleridir. Türkiye’de ise bu sayı 100 dolaylarındadır[3]. Örneğin; Bursa ili Yıldırım Belediyesi, Kosova’nın Gilan Belediyesi ile Kardeş Şehir Protokolü imzalamıştır. Yıldırım Belediyesi tarafından Gilan’ daki bir anaokulunun her türlü ihtiyacının giderilmesi, Kardeş Şehir Gilan’ın sorunlarının çözümü için her türlü desteği verilmesi amaçlanmış, Cebel’in en hareketli caddelerinden biri olan ve adına Yıldırım Caddesi verilen caddenin tretuvar ve altyapı çalışmaları gerçekleştirilmiş, Cebel Belediyesi’ne sosyal belediyecilikle ilgili bir takım çalışmalarla destek verilmiş ve karşılıklı ziyaretler düzenlenmiştir. Kardeş Şehir Gilan Kenti sakinlerinin talebi üzerine Kardeş Şehir Gilan’a 1adet Ambulans hediye edilmiş, . Gilan merkezinde bulunan tarihi bir camiyi restore ettirilmiş, öğrencilere çeşitli yardımlarda bulunulmuştur. 2005 yılında Çanakkale Belediyesi ile Kardeş Kent Anlaşması imzalayan İtalyan kenti Pomezia’ da ise bir meydana Çanakkale Meydanı ismi verilmiştir.

Kentler arasında gerçekleştirilen işbirliğinin yanı sıra, İsveç Belediyeler Birliği ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında geliştirilen ‘Belediye Ortaklık Ağları Projesi’  (TUSENET) çerçevesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Büyükçekmece, Zeytinburnu ve Adalar İlçe Belediyeleri ile Stockholm ve Nacka Belediyeleri olarak ‘Çevre Modülü’ başlığında ‘Ambalaj Atıklarının Kaynağında Ayrı Toplanması için Kamu Bilincinin Geliştirilmesi’ ve ‘Katı Atık Master Planı Hazırlanması’ konularında ortak bir çalışma yürütülmektedir. Çalışma Grubu, 8-15 Haziran 2008 tarihleri arasında İsveç’in Stockholm Kenti’nde ambalaj atıkları, geri kazanım ve katı atık yönetimi konularında teknik incelemelerde bulunarak çevresel iletişim konusunda temel bir eğitim almıştır.

Öte yandan Küçükçekmece ve Nova Sarajevo (Yeni Saraybosna) Belediyeleri arasında ortak ilişkileri ve iyi niyeti geliştirmek, iki belediyenin çeşitli aktivitelerini ve etkinliklerini teşvik etmek, kültürel, sosyal, teknik ve yaratıcı ilişkileri geliştirmek ve tesis etmek, yerel yetkililerin karşılıklı ziyaretlerini düzenlemek, Avrupa ile alakalı konularda, örneğin; kurumsal yapısı, sosyal modellemeleri, Avrupa Birliği’ndeki genişleme, temel haklar, ırkçılığı ve yabancı düşmanlığını engelleme, çevreyi koruma, gençliğe ve eğitime yönelik konularda konferanslar organize etmek, iki belediye arasındaki yerel ekonomiyi geliştirme, ne-nasıl alışverişi ve en iyi yol gösterici notları oluşturmak, Avrupa projelerinin ve diğer finansal kaynakların çatısının oluşturulmasında teklif ve önerileri üretmek üzere “ İşbirliği Protokolü” imzalanmıştır.

Tarihi Kentler Birliği

Avrupa Konseyi 1975 yılında başlattığı “  Avrupa Bir Ortak Miras “ kampanyası, 3.bin yılı “ Avrupa Tarihi Kentler Birliği “ ile karşılamaya karar vermiştir. 7-8 Ekim 1999’da Strazburg’da yapılan kuruluş toplantısına Kültür Bakanlığı’nın isteği üzerine, koruma konusunda uluslararası ilişkileri bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi gözlemci üye olarak katılmış, ardından aynı birliğin Türkiye’deki ulusal örgütlenmesinin gerçekleşebilmesi için Kültür Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın da   destekleriyle kuruluş çalışmaları başlatılmıştır. Dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, İstanbul’un Fatih ilçesi belediye başkanlığını yaptığı süreçte benimsediği “kültürel mirasa sahiplenen yerel yönetim” anlayışının ülke düzeyinde yaygınlaşması için hazırlık çalışmalarına büyük destek vermiştir. 22 Temmuz 2000′de Bursa’da gerçekleşen toplantıya 54 belediye başkanıyla birlikte İçişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, ÇEKÜL ve Mimarlar Odası da katılmış, TKB’nin kuruluşu için gerekenlerin yapılmasında fikir birliğine varılmıştır. TKB’nin 2001 yılı Nisan ayında Nevşehir’deki toplantısı, birliğin uluslararası ilişkilerini de başlatmasını sağlamıştır. Birkaç ay sonra TKB Avrupa Tarihi Kentler Birliği’nin de üyesidir ve Avrupa’da birçok ülke bu birlik için gereken ulusal örgütlenmesini tamamlayamadan  Türkiye’nin temsiliyeti kesinleşmiştir. TKB  o günlerden itibaren yılda birkaç kez ülkenin farklı bölgelerinde “ulusal buluşmalar” düzenleyerek üyeleri arasında “deneyimlerin paylaşılması”nı sağlıyor. Belediyelerin koruma çalışmalarıyla ilgili sergiler açtıkları, sunumlar yaptıkları, yöresel kültürlerini tanıttıkları ve hemen tüm illerden katılımcılarla yüzlerce kişilik toplantılar şeklinde gerçekleşen bu buluşmaların bazıları da “ eğitim seminerleri” şeklinde gerçekleşmektedir. Nitekim 2002 yılından bu yana da üye belediyeleri arasında “en iyi koruma projeleri ve uygulamaları”nı ödüllendirerek kültürel mirası yaşatma çabalarını sürekli teşvik eden birlik, aynı yönde “kaynak sıkıntısı” çeken üye belediyelerine de bu amaçla oluşturdu fonundan parasal yardımlarda bulunmaktadır. Bugün üye sayısı 220′yi geçen birliğin yurt düzeyinde desteklediği koruma projeleri ve uygulamalarının sayısı ise 200′e yaklaşmaktadır.

Uluslararası Kuruluşlara Üyelik

Belediyelerimiz uluslararası kuruluşlara üyeliği 3335 sayılı yasa ile düzenlenmektedir.  Bu yasaya göre; birlik, federasyon gibi örgütler kurmak, şubelerini açmak, uluslararası etkinliklerde bulunmak için en az yedi belediyenin bir araya gelmesi gerekmekteyken, kazanç elde etme amacı gütmeyen, teknik ve ekonomik alanlarda Türkiye veya yurt dışındaki kuruluşlarla işbirliği yapılabilmektedir. Bu konularda, İçişleri Bakanlığı öneride bulunmakta, Dışişleri Bakanlığı görüşünü  bildirmekte, Bakanlar Kurulu da karar vermektedir.

Uluslararası ağlara üye olan belediyelerimize örnek olarak; Cities for Mobility, EUROCITIES, UCLG   gibi ağlara üye olarak, Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecinde yerel yönetim düzeyinde aktif katılım gösteren Tuzla Belediyesi’ni örnek verebiliriz. EUROCITIES’ e üye olan bir diğer belediyemiz de Osmangazi Belediyesi’ dir. 14-17 Haziran 2007 tarihinde Dublin’de gerçekleştirilen toplantıyla üye olan Osmangazi Belediyesi hazırlamış olduğu Tarihi Kültürel Miras Projeleri ile aktif bir katılım göstermektedir.

Dünyadaki 6 Dünya Sağlık Örgütü Bölge Ofisinde, 66 ülkede devam eden ve gelişen, Avrupa şehirlerindeki politikacıların gündemine sağlık konusunu da dahil etmeyi ve yerel seviyedeki halk sağlığı için güçlü bir lobi oluşturmayı hedefleyen, “ Sağlıklı Kentler Hareketi Projesi” ne ülkemizde Bursa Büyükşehir Belediyesi üye olarak, Türkiye’ de Sağlıklı Kentler Birliği kurulması ve geliştirilmesi için öncülük etmiştir. Yalova, Van, Kadıköy, Afyon, Tepebaşı, Çankaya, Ürgüp, Ordu, Kırıkkale ve Bursa Büyükşehir Belediyeleri de projeye katılım göstermişlerdir

Uluslararası Örgütler Dışındaki Faaliyetler

Belediyelerimiz tarafından uluslararası örgütlere üye  olmadan yürütülen ilişkiler de söz konusudur. Edirne Belediyesi 2004 yılı ağustos ayında hazırlayarak sunduğu proje dosyasıyla birlikte, AB Culture 2000 programı altında yer alan “ Visions Of Rome” projesine ortak olmuştur. Proje liderinin, Roman Baths Museum part of Bath & North East Somerset Council’in olduğu projenin diğer ortakları, İtalya’dan Ascoli Piceno ve Enna Bölgeleri, İspanya’dan Cordoba ve Puente Genil, Macaristan’dan Pecs, Bulgaristan’dan Trakart Foundation ve Edirne Belediyesi’dir. 1 Eylül 2005’de başlayan ve süresi 10 ay olan proje, 31 Temmuz 2006’da sona ermiştir. Projenin ana amacı, bedensel, sosyal, işitme engelli 17-24 yaş arasındaki gençlerin aktif bir şekilde hayatın içinde yer almalarını sağlamak, sanat ve kültür yoluyla Avrupalı kimliğinin ne olduğunu anlatmak, Avrupa kültürünün de temeli olan Roma mirasını görsel malzemeler ve Roma döneminden kalan anıtlar ve kalıntılar yoluyla tanıtmak, projede yer alan gençlere, sanatçı ve müzeci ve uzmanlara “göç” fikrinden yola çıkarak, dolaşımlarını sağlayarak bu mirası yerinde görmelerini sağlamaktı. Edirne’de proje içeriğine uygun olarak sosyal dezavantajlı, bedensel engelli ve işitme engellilerden seçilmiş olan gençler, Visions of Rome projesi yoluyla çeşitli fırsatlar elde etmiş, daha önce hayatlarında fotoğraf makinesiyle tanışmamış olan gençler, fotoğraf makinesi ile tanışmış, projede verilen tarih ve kültür eğitimi hem gençlerin kentlilik bilincini arttırmış hem de tarihi eserlere karşı duyarlılıklarını arttırmış hem de kentlerinin kurucularının Roma dönemine kadar gittiğini öğrenmişlerdir. Okul yaşantılarında tarihe ve kültüre dair yeterli eğitimi alamayan gençlerin bu konulara karşı olan farkındalıkları proje sayesinde artmıştır. Aynı zamanda hiç yurtdışına çıkmamış olan gençler için, proje dahilinde düzenlenen toplantılara katılmaları, daha önce hiç görmedikleri  bir ülkeyi görme fırsatını doğurmuştur.

Ayrıca Edirne Belediyesi, 2006 Nisan ayında Hollanda Büyükelçiliği tarafından desteklenen Marta-Kap  programı çerçevesinde “  Sağlığı Güçlendirmenin Yolu “ isimli bir proje başlatmıştır. Projenin amacı Edirne merkezine bağlı 24 mahallede ikamet eden ailelere sağlık ile ilgili sorunların, ailelerin aldıkları sağlık hizmetlerinin durumunu ve sağlıkla ilgili bilgi düzeylerinin anketler yoluyla tespit edilmesi ve elde edilen bu sonuçlara dayanarak eğitici seminerler düzenlenmesi, broşürler hazırlanmasıdır. Proje çalışmaları Edirne Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı , İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nden oluşan bir komisyon tarafından belirlenen yürütülmüş, bilgilendirme gereği duyulan konular hakkında halka açık bilgilendirme semineri düzenlenmiş ve kitapçıklar hazırlanarak dağıtımı yapılmıştır. 5 ay süren projenin bütçe 10.697 Avro olmuştur.

Öte yandan  DenizBank, Fransız Kalkınma Ajansı (Agence Française de Developpement (AFD) ile 28 Kasım 2008 tarihinde yerel yönetimlerin finansman ihtiyaçlarını karşılamak üzere 80 milyon Euro tutarında uzun vadeli kredi sözleşmesi imzalamıştır. İmzalanan anlaşma çerçevesinde DenizBank, 80 milyon Euro tutarındaki krediyi 4 yıl içinde belediyelere kullandıracak ve toplam 12 yılda geri ödeyecektir. Anlaşma kapsamında su, atık, ulaşım ve sağlık projelerine finansman sağlanırken; projelerin çevreye olan etkileri de finansmanın sağlanması konusunda önemli kriterlerden biri olacaktır. Yerel yönetimlerin finansman ihtiyaçlarına çözüm getirmeyi amaçlayan anlaşmanın bir başka özelliği ise, belediyelere yönelik bir eğitim ve teknik destek programı içermesi. 80 milyon Euro tutarındaki kredinin en fazla yüzde 40′ının Büyükşehir Belediyelerine, kalan yüzde 60′ının ise diğer belediyelere kullandırılması planlanmaktadır. Proje başına beş milyon Euro’ ya kadar kredi verilecek olan paket kapsamında, belediyelere ait pek çok projeye finansman desteği sağlanması hedeflenmektedir. DenizBank yerel yönetimlerin finansman ihtiyacı konusunda daha önce de 13 Haziran 2008 tarihinde Avrupa Yatırım Bankası (European Investment Bank) ile yerel yönetimlerin projelerine destek sağlamak amaçlı 150 milyon Euro tutarında kredi sözleşmesi imzalamıştır.

Avrupa Birliği Fonları İle Gerçekleşen Faaliyetler

Belediyelerimiz son yıllarda oluşturdukları projeler ile AB fonlarından yararlanmaya başlamışlardır. UNESCO’nun, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) ve Avrupa Konseyi’nin tarih, doğa, kültür ve mimarlık varlıklarının korunması için sağlamakta oldukları yardımların belediyelerimiz için yarar sağladığı görülmektedir. AB şehirlerin kültürel zenginliklerinin korunmasına da destek vermektedir. Örneğin, Ardahan’ın simgesi olan “Damal Bebeği”nin üretimi için 20 bin bebeğin yapımında ve tanıtımında kullanılmak üzere 356 bin Euro kaynak aktarılmış, Karaman’ da yok olmaya yüz tutan halıcılığın canlandırılması ve yeni istihdam oluşturulması için 239 bin Euro’luk kaynak sağlanarak, biri kent merkezsinde biri de Taşkale’ de 40’ar kişilik iki halı atölyesi kurulmuştur.

AB 3 Ocak 2008’ de Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ile Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Diego Mellado’nun katılımıyla imzalanan bir mutabakat zaptı ile Türkiye’ de 23 belediyeye atık su ve içme suyu projelerinin hazırlanmasına yönelik bir altyapı fonu tahsis etmiştir. Toplam değeri 6.4 milyon Euro olan iki hizmet sözleşmesi ile 23 projenin gelecekte AB fonlarına ve uygulamaya hazır hale getirilmesi amaçlanarak master plan, fizibilite çalışması, çevre etki değerlendirmeleri, gelecekteki hizmet, mal alımı ve inşaat işleri sözleşmeleri için tasarım ve ihale dosyalarının hazırlanması dahil, her türlü mühendislik ve teknik çalışma gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.

Ab fonlarından destek alarak Tuzla Belediyesi, Belçika Genk Belediyesi ile  “ Gençlik Değişim Projesi” , Türkiye Ulusal Ajansı’nın desteğiyle “ Ebruli Gençlik Değişim Projesi” ni gerçekleştirmiştir. Bursa Osmangazi Belediyesi ise 01-03-2008, 31-06-2009 tarihleri arasında devam edecek ve Umea Belediyesi (İsveç), Nilüfer Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, Altındağ Belediyesi gibi birçok belediyenin ortak olduğu “ İsveç Türk Belediyeleri Katılımcı Bütçe İşbirliği Projesi “ adı altında bir çalışma başlatmıştır. Mali yönetim alanında Türk ve İsveç Belediyeleri arasındaki ilişkilerin ve ağın güçlendirilmesini amaçlayan proje AB Fonlarından  239.270,00 Avro katkı sağlamıştır. Bu projelerin dışında ; Bursa Engelsiz Sivil Güçbirliği Platformu Projesi, Geri Dönüşüm Dostu Okullar Projesi, Ortak Avrupa için Yeni Fikirler Projesi, Ben Kimim? Projesi, Osmangazi Bakım Merkezi Avrupa Gönüllü Hizmeti, Christophorus Juvendwerk Oberrimsingen Projesi, Sürdürülebilir Kalkınma ve Gençlik Hareketi, Gençlik Çalışmaları ve Gençlik Projeleri Eğitim Kursu Projesi gibi projeler de AB yardımları alınarak Osmangazi Belediyesi tarafından gerçekleştirilen projelerdir.

AB hibelerinden yararlanan bir diğer belediye de Kars Belediyesi’dir.” Turizmde İstihdam Oluşturma Odaklı Eğitim Projesi” ile 125 bin kişiye belediye öncülüğünde turizm eğitimi verilmiş, eğitimcilerden 50 kişi doğuda kış turizminin yoğun olduğu yerlerde işe girmiştir. Ayrıca Mersine bağlı Toroslar Belediyesi aşçılık ve klimacılık alanlarında meslek edindirme kursları açmıştır. AB projenin 140 bin Euro’luk bölümünü karşılamıştır.

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde gerçekleştirilen ekolojik şeker projesi, Mersin’in Mut ilçesindeki doğal boyamalı yün ve ip üretimi projesi, İstanbul Fatih Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Fatih-Balat evleri restorasyon projesi gibi yurt genelinde gerçekleştirilen birçok proje AB fonlarının desteğini almaktadır . Bu faaliyetlere ek olarak ülkemizde belediyeler arasında en çok Avrupa Birliği projesi üreten Konya Büyükşehir Belediyesi’ne Avrupa’daki proje ortaklarından oluşan altı kuruluş tarafından eğitim ve kültür alanındaki çalışmaları nedeniyle “Avrupa Ortaklık Ödülü” verilmiştir.

Rize’nin ünlü dolmataş evleri de AB hibesiyle onarılacaktır. Yapılar ev pansiyonculuğunda kullanılacak, onarım süreci sayesinde Doğu Karadeniz’in diğer tarihi binalarında da çalışabilecek ustalar yetiştirilecektir. Fındıklı Belediyesi tarafından hazırlanan 57 bin Euro bütçeli “Doğu Karadeniz ve Kırsal Mimariye Restorasyon Elemanı Yetiştirme Projesi” de AB’den hibe almaya hak kazanmıştır.

Öte yandan Edirne Belediyesi, Bulgaristan’ın Elhovo Belediyesi’nin lideri olduğu “Sınırötesi Bölgelerin Birlikte İstikrarlı Kalkınması “ projesine Türkiye-Bulgaristan 2005 Sınır Ötesi İşbirliği FAR programı Ortak Küçük Projeler Fonu’ndan hibe alarak katılmıştır. Yambol, Topolovgrad, Boliarovo, Sredets Belediyesi ile Kırklareli, Lalapaşa, Süloğlu, Demirköy, Kofçaz ve İğneada Belediyesi’nin istirakçıları olduğu projenin amacı, yeşil turizmin gelişmesi, doğal kaynakların duyarlı ve akıllıca kullanarak yöre halkına gelir ve istihdam yaratılması, sınırın iki tarafında yaşayan iki halkın, iki ülkenin ulusal ekonomisi çerçevesinde maruz kaldıkları izolasyonlar sonucu, ekonomik kalkınma, hayat şartları ve günlük ilişkiler açısından işbirliğinin pekişmesi ve spesifik problemleri ortaya koymaktır. Bununla beraber sınır bölgelerinde yerel ve bölgesel temsilcilerin mesleki ve kurumsal kapasitelerini arttırılması; gelecek kalkınma programlarına katılım için kurdukları mevcut işbirliği ağlarını desteklemek ve teşvik etmektir. Projenin amaçları arasında iki bölge arasında  istikrarlı işbirliği ağı oluşturarak bilgi alışverişi ile sınır ötesi bölgelerde işbirliğini pekiştirmek de bulunmaktadır. Bunun yanı sıra çalışmanın gerçekleşmesi ile yerel yönetimlerin, özel sektörün ve sivil toplum örgütlerinin proje yapımı ve yönetimi için idari kapasiteleri arttırılacak, ortak amaçlar planlanacak, gelecek dönem programları için öncelikli alanlarda ortak fikir projeleri hazırlanacaktır. Bu amaçlar doğrultusunda çalışma ekibinden “ekonomi”, “altyapı ve çevre koruma” ve “sosyal alan” konularında üç uzman heyet belirlenerek bölgenin kalkınma stratejisini ve hareket planının belirlenmesi amacıyla yapılan anketlerin de yardımıyla bölge için SWOT analizi yapılmıştır. Proje faaliyetlerinde yer alan proje yapımı ve yönetimi için yapılan seminerlerin ardından yapılan SWOT analizine dayanarak bölge için çözüm üretmek amacıyla üç ana başlıkta projeler hazırlanmıştır. Yine bu projenin amaçlarına uygun olarak Elhovo’da Avrupa Bilgi Merkezi açılmıştır. Bu merkezde Avrupa Birliği kurumları, yeni operasyonel programlarda açılan teklif çağrılarıyla ilgili bilgilere ulaşmanın yanı sıra ilgililerin burada bulunan kütüphaneden de faydalanma olanakları bulunmaktadır.

İstanbul ili Fatih Belediyesi tarafından yürütülen Fener Balat Rehabilitasyon Programı, Neslişah ve Hatice Sultan ( Sulukule ) Mahalleleri Yenileme Projesi ise UNESCO’nun desteği ile gerçekleştirilmiştir.

Helsinki Zirvesi sonrasında, Ülkemizin adaylığının tescil edilmesi ile adaylık sürecinde mevcut Akdeniz İşbirliği programlarına ilave yeni kaynakların tahsisi çalışmalarına gidilmiştir. Türkiye’nin diğer adayların faydalanmakta olduğu yardım programlarına (Phare, Ispa ve Sapard) dahil edilmesi talebi, bu programların bütçelerinin 2000–2006 tarihleri için kesinleştirilmiş olması ve bu konuda değişikliğin yapılmasının mümkün olmaması gerekçesiyle kabul görmemiştir. Bunun yerine Türkiye için katılım stratejisine uygun olarak ilave kaynak yaratılmıştır. Bu dönemde Türkiye gene bir Akdeniz ülkesi olarak Avrupa-Akdeniz İşbirliği Programının 2000–2006 dönemine dahil edilmiştir. Dolayısıyla bu dönemde ülkemiz Avrupa Akdeniz İşbirliği ( MEDA II ) (2000-2006) Katılım Stratejisi Programları’ndan yararlanmıştır.

AB Komisyonu 29 Ocak’ta iklim değişikliği ile mücadele alanında “Belediye Başkanları Paktı” adı altında yeni bir girişim başlatmıştır. Girişim çerçevesinde AB’deki çeşitli şehirler AB’nin CO2 emisyonlarını 2020 yılına kadar % 20 düşürme hedefinin ötesinde hedefler belirleyecektir. Pakt çerçevesinde belirlenecek hedeflere yönelik gelişmeler Avrupa Akıllı Enerji Programı tarafından kurulacak bir sekreterlik tarafından takip edilerek düzenli bir biçimde duyurulacaktır. Londra, Helsinki, Riga, Berlin, Bonn, Milano, Venedik, Nantes, Ljubljana, Varşova gibi 15 tanesi başkent olmak üzere şimdiden yaklaşık 100 şehir girişime katılacaklarını açıklamıştır.

AB Hibelerine Başvuru

Belediyeler AB hibelerine merkezi Ankara’da bulunan AB Genel Sekreterliği’nden başvuru yapıyor. Birçok farklı alanlarda hibe veren AB ,her alan için farklı zamanlarda başvuru açıyor ve farklı şartlar öne sürüyor. Hibe ve kredi verilebilecek çalışma alanları internet üzerinden duyuruluyor ve teklif çağrısında bulunuluyor. Belediyelerin başvurabileceği bazı hibe programları ; “Kültürel Hakların Promasyonu” , “Kadına Karşı Şiddet”, “ Sektörel Politikalarda Sürdürülebilir Kalkınma”, “Yayın Programlarına Destek Hibe Programı (BSGS)” dır.

Son Söz

Belediyelerin yurt dışı ilişkilerine  kısa bir bakış yaptıktan sonra yerel yönetimlerin öneminin globalleşen dünyamızda her geçen gün giderek artacağını , değişen toplumsal ihtiyaçlara cevap vermek üzere yerel yönetimlerin başında gelen belediyelerin rollerinin değişeceğini ve gelişeceğini söyleyebiliriz. İletişimin, ulaşımın kolaylaşması; teknolojinin ilerlemesi, dünyadaki farklı kültürlerinin birbiri ile etkileşime geçmesi, en önemlisi ise ülkemizin içinde bulunduğu Avrupa Birliği ‘ne üyelik, dünyaya ve AB’ye entegre olma sürecinde ve ülkemizin birçok kentini birer dünya kentine dönüştürmek için  şüphesiz ki en büyük beklenti belediyelerden olmaktadır . Bu sebeple belediyelerimizin önümüzdeki dönemde, gerçekleşen faaliyetlerin yanı sıra, daha yüksek oranda katılımla, kabuğundan çıkarak bu süreçlere uyum sağlayabilmelerini umuyoruz.

 

Bu köşe yazısı toplam 4466 defa okundu.
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
Yazarın Diğer Yazıları
Sitene Ekle   |   Reklam   |   Künye   |   RSS
Copyright © 2017 Yerel Yönetim Haberleri. Tüm Hakları Saklıdır.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR