Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazuyu Büyüt
DR HALİL İBRAHİM ÖZSOY-DEMOKRAT PARTİ YEREL YÖNETİMLERDEN SORUMLU GENEL BAŞK YARD-(E.SAĞLIK BAKANI)
DR HALİL İBRAHİM ÖZSOY-DEMOKRAT PARTİ YEREL YÖNETİMLERDEN SORUMLU GENEL BAŞK YARD-(E.SAĞLIK BAKANI)
DEMOKRAT PARTİ YEREL YÖNETİMLER HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ
10 Ocak 2011 Pazartesi 17:36
DEMOKRAT PARTİ YEREL YÖNETİM POLİTİKALARI
YENİ BİR PLANLAMA VİZYONU
Son yıllarda Türkiye’de kamu yönetimi ve planlama sistemi üzerinde yap‐boz tahtası gibi oynanmaktadır. Çıkarılan kanunlar ve yapılan uygulamalar ülkemizde “Çok Başlı Planlama” yapılanmasını ortaya çıkarmıştır. Bu durum en çok yerel düzeyde uygulayıcı olan belediyeleri zora sokmaktadır.
Türkiye’de planlama sistemi baştan aşağı ele alınması acil çözüm beklemektedir. Mevcut planlama sistemi parçalı, karmaşık, eşgüdümsüz ve denetlenemez bir yapıdadır. Kalkınma Planı‐Bölge Planı‐Çevre Düzeni Planı ve İmar Planları sisteminin hepsi birbirine karışmış, yetkiler “ben yaptım oldu” politikalarıyla uygulanır olmuştur. Yapılan tüm planların her kademede bir üst planlama kurumunca denetlenmesi, her kurumda öz denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekmektedir. Ancak en etkin denetimin halk denetimi yoluyla gerçekleştirileceği ve bunun kanallarının güçlendirilmesi gerekliliği Demokrat Partinin üzerinde tartışmasız uzlaşılan önemli stratejilerindendir. Mevcut planlama sistemine alternatif yeni planlama yaklaşımı; Parti Programımızda da belirtildiği üzere, tüm kurum ve kuruluşlarla üzerinde uzlaşılmış yeni bir planlama vizyonudur.
Bugün yaşam çevrelerimiz giderek sağlıksızlaşmakta, kimliksizleşmekte, doğal ve kültürel değerlerimiz zarar görmekte, milyonlarca insanın yaşamakta olduğu yerleşim alanları, doğal afet ve yerleşme riski taşımaktadır. Başa gelen olumsuzlukların birinci sorumlusu belediyeler olarak işaret edilmekte, Ankara’dan alınan yanlış ve yasa dışı kararlar ört‐bas edilmektedir. Daha da önemlisi yerel yönetİmler küresel ya da bölgesel ölçekteki dönüşümlerin gereğine ve dünya ile entegrasyon sağlamaya ayak uydurmak için mesnetsiz uygulamalara ne yazıkki alet olmaktadır.
Özetle; mevcut planlama pratiği artık sürdürülemez bir noktadadır. Oysa bu ülke yaklaşık altmış yıllık bir planlama deneyimine, birikimine ve kapasitesine sahiptir

Yerel yönetimler düzeyinde sorumluluğu büyük ölçüde il özel idarelerine bırakılmış olması; sorunları kır‐kent bütünlüğü içinde çözmeyi engellemekte, Bugün il özel idareler merkezden gelen kaynakları sözde “kırsal kalkınma”yı hedefleyerek çar‐çur etmekte (KÖYDES kaynakları vb.), kırsal yerleşimlerin önceliklerini dikkate almamaktadır. Bugün karşımızda, kırsal yerleşim alanlarımızın/belediyelerimizin kendi özgün koşullarıyla gelişimini sağlayacak, başta tarım sektörü olmak üzere, diğer sektörlerin ve doğal ‐ kültürel değerlerinin korunmasını ve gelişmesini olanaklı kılacak bir Tablo yoktur

KENTSEL DÖNÜŞÜM/GELİŞİM UYGULAMALARINA BAKIŞIMIZ
Yeni yerleşim alanları ile ilgili mevzuat ve gecekondu afları ile genellikle yatayda tek katlı olan kaçak ya da plansız yapılaşmanın bu defa dikeyde çok katlı hale dönüşmesi sağlanmakta ve böylece kentsel teknik altyapı sistemi açısından tahmin edilmeyen ölçüde bir yoğunluk ve yük yaratılmaktadır. Üstelik kent silüetine aykırı, estetik ve çevresel kaygıları olmayan projeler uygulamadadır. Son yıllarda gündemde olan kentsel dönüşüm uygulamalarında benzer bir yaklaşım benimsenmektedir. Özellikle kentlerin merkezindeki gecekondu alanlarında veya eskiyen dokuda geçmişte olmayan bir nüfus ve yoğunluk önerilmekte, kentsel altyapı sisteminin durumu ve yeterliliği açısından bu uygulamların doğurduğu/doğuracağı sonuçlar kesinlikle gözardı edilmektedir. Kentsel dönüşüm ve gelişim uygulamalarının kentlerin sürdürülebilirliğine (ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan) çok olumlu katkısı olmuş gibi, bu kez Hükümet TBMM’de yeni bir yasal değişiklikle kentsel dönüşüm uygulamalarında daha da pervasız bir düşünceyle, hemen her alanda/boş alanlarda bu kontrolsüz uygulamaların yapılabilmesinin yolu açmaktadır. (Bugün itibariyle TBMM ilgili Komisyonlarının gündeminde “5393 Sayılı Belediyeler Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi” bulunmaktadır.)
Büyükşehirlerde “kentsel dönüşüm”, illerde ve diğer ölçekli belediyelerde tabir yerinde ise “TOKİ dönüşümü” uygulamaları Partimizin anladığı “sürdürülebilir kentleşme” anlayışına tamamen aykırıdır. Kent tarihini yok eden, kent insanının kültürel çeşitliliğini tehdit eden bu gibi konut ve arsa politikalara karşıyız.
DEMOKRATİK YAKLAŞIMLAR
Bugün yeni yerleşim alanları ve konut politikaları tüm ülke ölçeğinde tek düze/tip bir uygulamaya sahne olmaktadır. Bu uygulamalarda toplumumuzun demokratik bir sorgulama olmaksızın yerel ayidiyet hakları gözardı edilmektedir. Oysaki Demokrat Parti, siyasasının odağına “insanı” koymaktadır. Yerel gelenekler, yaşam biçimimiz vb. temel olarak korumamız gereken değerlerimizdir, yaşadığımız alanları da bu bakışla yaratmalıyız
Bu köşe yazısı toplam 4306 defa okundu.
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
Yazarın Diğer Yazıları
Sitene Ekle   |   Reklam   |   Künye   |   RSS
Copyright © 2017 Yerel Yönetim Haberleri. Tüm Hakları Saklıdır.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR